Yazmak... İçimizde Biriken Hayatın Sesi

Yazmak... İçimizde Biriken Hayatın Sesi "Yazmak, aslında hiçbir zaman yazmamış olmayı dilerken yapılan bir eylemdir." — Franz Kafka Bazen düşünüyorum... İnsan neden yazar? Mutlu olduğu için mi? Hayır. Çoğu zaman insan, içinde taşıdığı bir şeyi susturamadığı için yazar. Bazı duygular vardır; anlatmaya kalksan kelimeler yetersiz kalır. Bazı kırgınlıklar vardır; paylaşsan bile kimse tam olarak anlayamaz. Bazı yalnızlıklar vardır; kalabalıkların içinde bile insan kendisiyle baş başa kalır. İşte o zaman kalem devreye girer. Yazmak biraz da kendinle konuşmaktır. Kimseye söyleyemediğin cümleleri kendine itiraf etmektir. Geçmişinle hesaplaşmak, bugünü anlamaya çalışmak, yarına küçük bir umut bırakmaktır. Bazen yazdığın bir cümleden sonra pişman olursun. "Keşke bunu hiç yazmasaydım" dersin. Çünkü yazmak, insanın sakladığı kapıları açar. Gösteremediği yaralarını görünür hale getirir. Güçlü durmaya çalıştığın yerde, aslında ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatır. Ama sonra anlarsın... Yazmadığın zaman da içindeki ses susmaz. Hayat boyunca birçok şey yaşarız. Kazanırız, kaybederiz. İnsanlar gelir, insanlar gider. Bazen yeniden başlarız, bazen aynı yerde uzun süre bekleriz. Ama yaşadıklarımızın bir anlamı olsun isteriz. Belki de yazmak bunun içindir. Yaşadıklarımız boşa gitmesin diye... Bir gün biri okur diye değil sadece. Kendimize, "Ben buradaydım. Ben bunları hissettim. Ben bu yollardan geçtim." diyebilmek için. Yazmak bazen bir yara gibidir. Acıtır. Ama aynı zamanda iyileştirir. Çünkü insan, içinde biriktirdiği hayatı dışarı bırakmadıkça hafifleyemez. Belki de Kafka'nın söylediği gibi; insan bazen hiç yazmamış olmayı ister. Ama yine de yazar. Çünkü bazı insanlar için yazmak bir seçim değil, hayatta kalmanın en sessiz yoludur. Mehmet Salih Özsaraç

Bu yazı hoşunuza gitti mi?

Yeni yazılardan haberdar olmak için RSS beslemesini takip edin veya e-posta ile abone olun.

Yorumlar