Taş Kâğıt Makas — Alice Feeney

Taş Kâğıt Makas — Alice Feeney Bu kitap bana göre daha karanlık. Çünkü burada mesele yalnızca bir cinayetin çözülmesi değil. Bir evliliğin içinde iki yabancının nasıl yıllarca birlikte yaşayabildiği. Adam ve Amelia'nın ilişkisine baktıkça insan şunu düşünüyor: Bir evlilik ne zaman biter? İnsan evden ayrıldığında mı? Başka birine âşık olduğunda mı? Yalan söylediğinde mi? Yoksa aynı evde yaşamaya devam edip birbirine karşı hiçbir şey hissetmediğinde mi? Kitabın beni en çok rahatsız eden tarafı bu. Çünkü burada sevginin yokluğu kadar güvenin yokluğu da var. İki insan birbirine bakıyor ama birbirini göremiyor. Birbirleriyle konuşuyor ama aslında birbirlerine hiçbir şey söylemiyorlar. Ve mektuplar ortaya çıktıkça anlıyoruz ki bazı evlilikler kavga ederek değil, sessizce çürüyerek bitiyor. Feeney'nin yüz tanıyamama durumunu kullanması da oldukça başarılı. Çünkü bu yalnızca tıbbi bir ayrıntı değil; kitabın sembolü gibi. Bir insanın yüzünü tanıyamamak başka, gerçek yüzünü tanıyamamak başka. Bence kitabın en güçlü tarafı bu. Fakat burada da aynı problem var: Yazar bazen fazla fazla sır biriktiriyor. Her bölümde yeni bir gizem, yeni bir kuşku, yeni bir ters köşe geliyor. Bir noktadan sonra okur "Gerçek ne?" sorusundan çok "Şimdi hangi sürpriz gelecek?" diye düşünmeye başlayabiliyor. Bu da psikolojik derinliği biraz azaltıyor. Ama Taş Kâğıt Makas, Kocamın Karısından bence daha başarılı. Çünkü bir cinayeti çözmeye çalışmaktan ziyade bir ilişkinin neden öldüğünü anlatıyor. Ve belki de en ürkütücü cinayet budur: İki insanın birbirini hâlâ seviyor gibi görünürken, aslında çoktan birbirinin hayatından çıkmış olması. Benim sıralamam 1. Taş Kâğıt Makas — 8/10 Daha psikolojik, daha kapalı, daha rahatsız edici. 2. Kocamın Karısı — 7/10 Daha polisiye, daha hareketli ama bazı ters köşeleri biraz fazla hesaplanmış.

Bu yazı hoşunuza gitti mi?

Yeni yazılardan haberdar olmak için RSS beslemesini takip edin veya e-posta ile abone olun.

Yorumlar