Kayıtlar

Ocak, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyüklere Bir Masal...

Büyüklere Bir Masal… Bir zamanlar bir tepenin üzerindeki villada yaşayan bir oğlan çocuğu vardı. Hayatı severdi; köpekleri, atları, müziği, denizi… Yüzmeye gider, futbol oynar, hayaller kurardı. Büyük hayaller. Bir gün Tanrı’ya seslendi: “Büyüdüğümde ne istediğimi uzun uzun düşündüm,” dedi. Tanrı gülümsedi: “Anlat.” Büyük bir ev istedi. Önünde heykeller, arkasında iki St. Bernard… Uçsuz bucaksız bir bahçe. Uzun boylu, siyah saçlı, mavi gözlü, gitar çalan, şarkı söyleyen bir eş… Üç güçlü oğul… Biri bilim insanı, biri senatör, biri milli futbolcu. Kendisi gezgin olacaktı; okyanuslara açılacak, dağlara tırmanacak, insanları kurtaracaktı. Bir de kırmızı bir Ferrari… Tanrı, “Ne güzel bir hayal,” dedi. “Mutlu olmanı dilerim.” Yıllar geçti. Bir futbol maçında dizini sakatladı. Dağlar, okyanuslar, maceralar geride kaldı. Hayat başka bir yoldan aktı. Pazarlama okudu, tıbbi malzemeler satan bir şirket kurdu. Güzel, sevecen bir kadınla evlendi. Uzun değildi; gözleri mavi değil, ela idi. Git...

Pazar Sabahı

Saatin bir önemi yok. Güneş uyanmış, ben henüz karar vermemişim. Ev sessiz. Sessizlikten korkmuyorum artık. Eskiden içini doldurmak isterdim, şimdi dinliyorum. Çay demleniyor. Kahvaltı hazırlanıyor ama kimseyi beklemiyor. Bugün gecikmek diye bir şey yok. Radyoda eski bir şarkı. Bir zamanlar çok şey hayal ettiğim yıllardan. Sesini kısmıyorum. Pazar çünkü… Kimse kimseyi uyandırmak zorunda değil. Tabaklar en sevdiklerimden. Kırılır mı diye bakmıyorum. Zaten bazı şeyler kırılmadan yerine oturmuyor. Telefon elimde. Aramak istediğim insanlar var. “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye değil. “İyi ki varsın” demek için. Sokağa çıkıyorum. Ayakkabılar ağır geliyor. Bir an durup çimlere basmak geliyor içimden. Yapıyorum. Otobüs şoförüyle göz göze geliyoruz. “Günaydın” diyorum. Gülümsüyor. Pazar sabahı böyle şeylere açık. Bugün kimseye güçlü görünmeyeceğim. Yoruldum numara yapmaktan. Hatalarımla kavga etmiyorum. Onlar da benimle bu yoldan geçti. Maskemi evde bıraktım. Lazım olur mu bilmiyoru...

görmek

Gormek,hayal etmektir. Görme, insan hayatının vazgeçilmez işlevleri arasında yerini alırken, gören ile görmeyen arasın da da bazı farklılıklar var. İnsan daha önce görmediği ama hakkında fikir sahibi olduğu bir nesneyi ne kadar algılayabilir ya da hayal edebilir. Görme o kadar önemli ki insan, daha önce görmediği bir şeyi çoğu kez hayal bile edemiyor.Yeni doğmuş bir bebeğin hayal dünyası neredeyse sıfıra yakınken, zamanla birlikte hayal dünyasında gelişme gerçekleşiyor. Bu gelişmenin nedeni ise görme eyleminin gerçekleşmeye başlaması. Amerika’daki bir grup yerli, daha önce bir gemi görmedikleri için, kıyılarına gemi yaklaşmasına rağmen, ilk etapta göremiyorlar. Gemiler ancak bir kaç kez kıyıya yaklaştıktan sonra gemilerin farkına varıyorlar. Çünkü daha önce ne hayallerinde ne de algılarında gemi gibi bir nesne yer edinmemiş. Böylece gemiyi ancak ikinci ya da uçuncu kıyıya yaklaşma sırasında fark edebiliyorlar.Yine hayatın her karesi görme ile birlikte gerçekleşiyor. İnsan hiç görmediğ...