Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÇALIŞIRKEN İŞ ARAMA YÖNTEMLERİ

Bir işte çalışırken bir yandan başka bir iş aramak dikkat, ihtiyat ve beceri gerektirir. Haber duyulursa patronunuz, müdürünüz size eziyet edebilir, iş arkadaşlarınız uzaklaşabilir, ekibiniz motivasyonunu kaybedebilir. Yeni bir iş aradığınızı, başka bir işe başvurduğunuzu iş yerindeki en iyi arkadaşınızın bile bilmemesinde fayda var. Ama söylememek de yeterli değil, yakalanmamak için de dikkat etmek gerekiyor. Tabii herkesin içinde telefonla konuşmamak, referans olarak müdürünüzün adını vermemek, yahut Hürriyet İK’da yer alan iş ilanlarını elinizde kırmızı kalem incelememek... bunları söylemeye gerek yok. Ama (biraz paranoyayı göze alarak) şu hususlara dikkat edin: Risk 1 - Bir arkadaşınız ağzından kaçırabilir Tedbir - İş aramaya, iş değiştirmeye karar verdiğinizi mümkün olduğu kadar gizli tutun. Böyle önemli bir karar arifesinde yakın bildiklerinize danışmamak, iş aradığınızı gizlemek kolay değil ama aksi tehlikeli. En yakın arkadaşınız bile ağzından kaçırabilir. Risk 2 - İK departman...

EKONOMİ KÖTÜ GİDERKEN AYAKTA KALMANIN YOLLARI !

EKONOMİ KÖTÜ GİDERKEN AYAKTA KALMANIN YOLLARI Krizi yalnızca bir tehdit olarak görenler kaybolur; onu bir sınav gibi okuyanlar yoluna devam eder. Ekonomi kötüye gittiğinde ilk kaybolan şey paradır; ardından cesaret gelir. Oysa rekabetin gerçek yüzü tam da bu zamanlarda ortaya çıkar. İyi günlerde herkes güçlüdür, herkes konuşur, herkes kahramandır. Kriz ise süsleri indirir, maskeleri düşürür ve geriye yalnızca ayakta kalabilenleri bırakır. Bir kriz, şirketiniz için ya kapanan bir kapıdır ya da hiç fark etmediğiniz bir çıkış yolu. Hangisi olacağına, panikle değil akılla verilen kararlar belirler. Çünkü kriz dönemleri, çalışanları tanımak için de eşsiz bir aynadır. Şirket büyürken parlayanların çoğu, zor zamanlarda sessizleşir. Asıl yükü omuzlayanlar, fırtına çıktığında belli olur. Krizde küçülmek çoğu zaman yanlış anlaşılır. Havuzu daraltmak değil, büyütmek gerekir. Rakiplerden kaçmak yerine müşteriye yaklaşmak; fiyatla değil, değerle rekabet etmek esastır. Çünkü farkınız yalnızca uc...

Borçla Yüzleşme

BORÇLA YÜZLEŞME Borç insanın yakasına sessizce yapışan bir misafir gibidir… Kapıyı çalmaz, “Ben geldim” demez. Ama bir bakmışsın eve yerleşmiş, koltuğa çökmüş, bir türlü kalkmıyor. Gece yatağa yatarsın, sabah işe gidersin; o hep oradadır. İnsan bazen yükünü taşır, bazen yük onu taşır. Ama bir gün gelir, insan içinden bir ses duyar: “Ben bu yükü sırtımdan indireceğim.” Bütün mesele o sesi duymakta… Borçla mücadele aslında büyük bir savaş değil; küçük ama kararlı adımların yan yana gelişidir. Evde ışıkları kapatır gibi, önce biri, sonra diğeri… Bir bakarsın karanlık değil, ferahlık çökmüş hayatına. İlk adım hep aynıdır: O kredi kartının sesini kısmak. Çünkü en çok konuşan odur. “Çek beni, sonra ödersin,” der; ama sonra dediği şey, insanın en zorlandığı zamandır. Nakit ise dürüsttür. Elindedir, gözünle görürsün. Dolayısıyla hata yapma payın azalır. Faiz pazarlığı mı? Vallahi kimse gurur kırılmıyor. Bir telefon açıyorsun, “Bu oran bana ağır geliyor,” diyorsun. Belki düşürüyorlar, be...

DEĞİŞİK BİR FİKİR HERŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR ......

DEĞİŞİK BİR FİKİR HERŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR Rekabet yoğun, yaman… Bana bir fikir el aman! Satış, karlılık, maaş arttırmak için yeni satış, müşteri, pazar ve fırsat arayışındasınız. Ekiplerinizden, ajansınızdan, hatta müşterilerinizden, üniversite öğrendilerinden, gençlerden, yarışmalardan, kısacası her yerden yeni fikirler çıkması için bir sürü şey deniyorsunuz… Toplantılar, kampanyalar, arama-tarama çalışmaları yapıyor, etkinlikler düzenliyorsunuz. Hatta ofisin, web sitenizin her yerine öneri yapılmasını isteyen, teşvik eden afişler, duyurular asıp, bloglar kuruyor, sosyal medyayı kullanıyorsunuz. Internet dışında erişimi sağlamak için sağa sola öneri kutuları da koyduruyorsunuz. Heyecanla her gün işe yarar fikir, buluş çıkmasını umuyor, bekliyorsunuz. Gelen; ’acaip bir icadım var!’ tadında paylaşıma bazan gülüyor, bazen kızıyorsunuz. Pek çoğuna; ‘Ne saçma! Bu da olur mu, yuh artık!’ diyorsunuz. Bir gün gözünüze biraz tuhaf bir fikir çarpıyor; “Yeni tanıtım broşürlerimizi tuvaletlerdeki ...