Kocamın Karısı — Alice Feeney
Kocamın Karısı — Alice Feeney
Bu kitap bana göre bir cinayet hikâyesinden çok, insanın kendine bile itiraf edemediği taraflarıyla ilgili.
Feeney'nin en başarılı yaptığı şey, okura sürekli bir şüphe bırakması. Kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor, kim kurban, kim suçlu? Bir süre sonra bu soruların bile anlamı kalmıyor. Çünkü herkesin bir sırrı var.
Ama kitabın zayıf tarafı da burada başlıyor.
Bazen yazar, okuru şaşırtmak için karakterlerin psikolojisini ikinci plana atıyor. Olayların gizemini korumak adına bazı davranışlar fazla kurgulanmış hissi veriyor. Yani karakterler zaman zaman gerçekten böyle davranan insanlar olmaktan çıkıp yazarın kurduğu oyunun taşlarına dönüşüyor.
Benim için kitabın asıl meselesi cinayet değil:
İnsan sevdiği kişiyi ne kadar tanır?
Bir insanla aynı yatağı paylaşabilirsin. Yıllarca aynı evde yaşayabilirsin. Onun sesini, yürüyüşünü, alışkanlıklarını ezbere bilebilirsin.
Ama zihninin içinde ne olduğunu bilemezsin.
Belki de evliliklerin en büyük yanılgısı budur.
İnsan, karşısındaki kişiyi tanıdığını sanır. Oysa çoğu zaman tanıdığı şey, karşısındaki insanın kendisine gösterdiği yüzdür.
Kitap tam olarak bu noktada güçlü.
Benim eleştirim ise şu olurdu: Feeney zaman zaman "şaşırtacağım" duygusunu "anlatacağım" duygusunun önüne geçiriyor. Bu nedenle bazı ters köşeler etkileyici olsa da bazıları sonradan düşününce biraz yapay kalıyor.
Yine de kitap bittikten sonra insanın aklında cinayetten çok şu soru kalıyor:
"Ben yanımdaki insanı gerçekten tanıyor muyum?"
Bence kitabın asıl başarısı burada.
✦
Bu yazı hoşunuza gitti mi?
Yeni yazılardan haberdar olmak için RSS beslemesini takip edin veya e-posta ile abone olun.

Yorumlar