Kayıtlar

Aralık, 2007 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

RADYOLU BİR ANI

(Radyolu Bir Anı) Akşamüstleri radyoyla başlardı evde hayat. Televizyon yoktu ya da açılsa bile esas ses radyonunkiydi. Kahverengi, ahşap bir kutu. Üstünde döner bir düğme, içinde cızırtılı bir dünya. Babam radyonun başına geçerdi. Düğmeyi çevirirken başka bir şehre bağlanır gibi ciddiydi. Frekans tutunca oda biraz sakinleşirdi. Haberler dinlenirdi önce. Kimse konuşmazdı. Sonra bir şarkı girerdi araya. O şarkılar hep yarım kalırdı sanki. Tam alışırken biterdi. Ben radyoya değil, o anlara bakardım. Sigara yakılır, kül tablası masaya çekilirdi. Radyo susmazdı, biz susardık. O zamanlar bunun adı alışkanlık değildi. Ev düzeniydi. Hayatın akışıydı. Kimse sorgulamazdı. Yıllar sonra fark ettim: Her akşam aynı saatte susmayı öğrenmişim. Beklemeyi, ertelemeyi, bir şeyleri sonra yapmayı. İşlerimi hep son ana bırakmamın bir sebebi vardı belki. Zaman, benim için hep radyodaki şarkılar gibiydi: Gelir, cızırtıyla geçer, biterdi. Bir gün eski bir radyo gördüm bir vitrinde. Aynı model. Aynı dü...

Gülümse...

Gülümsemek Üzerine Bazı sabahlar var, insan uyanıyor ama hayata henüz katılmamış oluyor. Yatak toplanmış, çay konmuş, ama içimiz hâlâ bir önceki günden kalma. Aynaya bakıyorum. Yüzüm tanıdık. Çok şey görmüş, biraz yorulmuş. Gülümsüyorum. Kendime değil belki, hayatta kalmış olmama. Perdeyi açıyorum. Güneş “hoş geldin” demiyor. Hiçbir zaman demedi zaten. O doğuyor, biz istersek eşlik ediyoruz. Çıplak ayak basıyorum yere. Ev dediğimiz şeyin bazen gerçekten bizim, bazen de sadece kısa süreli bir durak olduğunu düşünüyorum. Misafirlik hissi hiç geçmiyor. Yüzümü yıkarken suyun acele etmediğini fark ediyorum. Bir damlada okyanus saklı, ama biz hep musluğu suçluyoruz. Şunu öğrendim yıllar içinde: Kimse borcunu ödeyemeden gitmedi bu dünyadan, çünkü borç sandığımız şeyler çoğu zaman bize ait değildi. Hayatta olmak, kenarında durmak değil. İçinde olmaktır. Başkalarının dediği gibi değil, kitaplarda yazdığı gibi hiç değil. İçinden geldiği gibi. Güneş ve Ay beklemedi beni. Hiç kimseyi bekle...