E-ticarete girmek isteyenlere, masanın öteki tarafından bir not…
E-ticarete girmek isteyenlere, masanın öteki tarafından bir not… Yıllar önce bir Pazar sabahı, bir gazete sayfasında “e-ticaret” kelimesine takılıp kalmıştım. O günlerde bu kelime bugünkü kadar cazip değildi. Ne sunumlar vardı ne de parlak başarı hikâyeleri… Ama satır aralarında bir gelecek seziliyordu. Bugün geriye dönüp baktığımda şunu net görüyorum: Değişen teknoloji oldu, değişmeyen insan hataları. İyi fikir bulmak zor değil. Zor olan, o fikri ayakta tutacak sistemi kurmak. Yıllar bana şunu öğretti: İş dünyasında çoğu girişim fikirden değil, aceleden kaybeder. Plan yapılmadan atılan her adım, eninde sonunda bedelini ister. E-ticaret; “dijital” diye hafife alınacak bir alan değildir. Nakit akışını bilmeden, pazarı gerçekten tanımadan, müşterinin ne istediğini varsayarak yola çıkan herkes aynı duvara tosluyor. Bir de konuşulmayan tarafı var… Yanlış altyapı, yanlış iş ortağı demektir. Yanlış iş ortağı ise sizi düşman gibi değil, dost gibi yarı yolda bırakır. En çok da işler büyümey...