CAĞIRTLAK KEBABINA AMAN DİKKAT!

# Geçenlerde, fabrikadaki arkadaşlarla akşam bir piknik yapalım dedik. Öyle uzun uzun planlar, programlar yapmadık. “Biraz et alalım, ateşi yakalım, iki lafın belini kıralım.” dedik. Ama iş Antep olunca, “iki şiş” diye başlayan işin nerede biteceğini kimse kestiremez. :))) Ateş yakıldı, mangal hazırlandı. Ve tabii ki Antep’in meşhur **cağırtlak kebabı** sahneye çıktı. Ciğerin kokusu daha mangalın başında insanın iradesini elinden alıyor. Bir tarafta közün üzerinde cızırdayan ciğer... Diğer tarafta sumakla ovulmuş soğan, bol maydanoz, yeşil biber, turp... Yanında da buz gibi ayran... İnsanın aklına diyet falan gelmiyor. Gelmemesi de normal zaten. O akşam tam **beş şiş** yedim. Evet, yanlış okumadınız… **Tam beş şiş!** Normalde iki şiş yiyip kalkmam gerekirken, üçüncü şişte “Son olsun.” dedim. Dördüncü şişte “Ne olacak canım, kırk yılda bir…” diye kendimi kandırdım. Beşinci şişte ise artık vicdan sustu, ciğer konuştu. :))) Ama insan bazen bile bile lades oluyor. Ben de olacakları aslında biliyordum. Çünkü cağırtlak kebabının tadını bilip de kendine “Bir şişle yetineceğim.” demek, Antep’te kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Neyse… Piknik bitti, eve geldim. Saat ilerledi. Bir süre sonra başım ağrımaya başladı. Tansiyonumu ölçtüm. **Fırlamış!** Ve işin garip tarafı, bunun böyle olacağını zaten tahmin ediyordum. Sonuç? Geceyi evde değil, hastanede tamamladım. Doktor gerekli kontrolleri yaptı, ben de içimden kendi kendime kızdım. “Salih, sen bunu hak ettin.” dedim. :))) Ama yine de dürüst olayım… **Değdi mi?** Değdi! Kırk yılda bir perhizi bozduk. Hem de öyle sıradan bir yemek için değil… **Cağırtlak kebabı için!** --- Şimdi gelelim işin tarifine. Çünkü Antep’te bazı yemekler vardır; sadece yemek değildir. Biraz memleket kokusudur. Biraz çocukluk… Biraz dostluk… Biraz da mangal başında edilen eski sohbetlerdir. Cağırtlak da onlardan biridir. ## ANTEP USULÜ CAĞIRTLak KEBABI ### MALZEMELER * 150 gram kuzu ciğeri * Yaklaşık 30 gram ciğer çözü (ciğer yağı) * Tuz * Karabiber * Kimyon * Kırmızı pul biber ### PİYAZI İÇİN * 1 küçük baş kuru soğan * 1 tutam maydanoz * Sumak ekşisi * Bir miktar tuz * İsteğe göre pul biber ve kimyon Yanına da: * Limon * Yeşil biber * Turp * Mevsim yeşillikleri * Ve tabii ki ayran… Çünkü ayransız cağırtlak kebabı biraz eksik kalır. :) ### YAPILIŞI Öncelikle kuzu ciğerini kuşbaşı büyüklüğünde doğrayın. Ciğer çözünü de aynı büyüklükte parçalara ayırın. Buradaki küçük sır şudur: Ciğerin arasına ciğer çözünden parçalar koymak, kebabın hem daha yağlı hem de daha lezzetli olmasını sağlar. Şişe önce ciğer, sonra çöz, tekrar ciğer gelecek şekilde dizilir. Kömür ateşi harını biraz kaybettiğinde şişleri mangala bırakın. Ateş çok harlı olmasın. Çünkü ciğerin dışını yakıp içini çiğ bırakmak istemeyiz. Şişleri sürekli çevirerek, ciğerleri kurutmadan güzelce pişirin. Sonra da sıcak sıcak servis edin. ### PİYAZI Soğanı ince ince doğrayın. Üzerine biraz sumak ekşisi dökün. Elinizle hafifçe ovun. Ardından ince kıyılmış maydanozu ekleyin. Biraz tuz, isteğe göre pul biber ve kimyon… Hepsini güzelce karıştırın. Sonra kebabın yanına koyun. Bir tarafta sıcak sıcak cağırtlak… Bir tarafta ekşili, sumaklı soğan… Yanında közlenmiş yeşil biber, turp, limon… Ve elbette buz gibi ayran… **İşte Antep sofrası budur.** --- Ama yazının başında anlattığım kısmı sakın unutmayın. Bu yemek gerçekten nefis. Fakat özellikle **tansiyon veya kan şekeri problemi olanların**, porsiyonu ve yemeğin içeriğini dikkate alması iyi olur. Ben o gece bunun bedelini hastanede ödedim. :))) Şimdi geriye dönüp baktığımda gülüyorum. Ama o gece hastanenin koridorunda otururken, kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum: “Beşinci şişi yemeseydin ne olurdu sanki?” Cevabı da aslında biliyorum. **Hiçbir şey olmazdı.** Ama insan bazen bir kebabın karşısında bütün bildiklerini unutuyor. Hele o kebap Antep usulüyse… İşte o zaman akıl bir kenara çekiliyor, **cağırtlak başa geçiyor.** :))) Afiyet olsun. Ama benim yaptığımı yapmayın… **Beş şiş yemeyin!** İki şişte bırakın. Hem kebabın tadı damağınızda kalsın, hem de geceyi hastanede değil, **kendi yatağınızda tamamlayın.** :)))

Bu yazı hoşunuza gitti mi?

Yeni yazılardan haberdar olmak için RSS beslemesini takip edin veya e-posta ile abone olun.

Yorumlar