Bir Sonraki Adım
Altı ay oldu.
Takvime bakınca kısa geliyor insana. Sadece altı yaprak düşmüş gibi...
Ama işsiz geçen altı ay, normal zamanla ölçülmüyor.
İlk günlerde insan umutlu oluyor. Telefon çalacak sanıyor. Gönderdiği özgeçmişlerin bir yerlerde karşılık bulacağını düşünüyor. Sabahları daha hızlı kalkıyor. Tıraşını oluyor. Ütülü gömleğini gitiyor.
Çünkü içinde hâlâ yarınlara dair bir inanç taşıyor.
Sonra günler geçiyor.
Telefon daha az çalıyor.
Sorular çoğalıyor.
"Bir gelişme var mı?"
"Bir haber çıktı mı?"
"Ne oldu o görüşme?"
Bir süre sonra cevap vermek zor geliyor. Çünkü anlatacak yeni bir şey kalmıyor.
İnsan sadece bekliyor.
Beklemek...
Belki de hayatın en ağır yüklerinden biri.
Çalışırken yorulduğumu sanırdım. Meğer insanı asıl yoran çalışmak değil, beklemekmiş.
Beklerken düşünüyorsun.
Düşündükçe geçmiş geliyor.
Kaçırılan fırsatlar geliyor.
Yapılan hatalar geliyor.
Keşkeler geliyor.
Gece uzuyor. bazen bitmiyor,
Sabah geç geliyor.
Ve bir gün fark ediyorsun ki, aslında işsizlik sadece cebindeki parayı eksiltmiyor.
İnsanın içindeki sesi de azaltıyor.
İşte o günlerde yürümeye başladım.
Önce zaman geçirmek için...
Sonra düşünmek için...
Daha sonra da ayakta kalabilmek için...
Yürürken fark ettim ki hayat bazen çok garip bir öğretmen.
İnsan geleceği düşünmekten bugünü kaçırıyor.
Bir yıl sonrasını hesaplamaya çalışırken bir sonraki saati yaşayamıyor.
Oysa kimsenin bir yıl sonrasına dair garantisi yok.
Kimse önündeki bütün yolu göremiyor.
Gece araba kullanırken farların aydınlattığı yer kadarını görürsünüz.
Ama yine de kilometrelerce yol alırsınız.
Hayat da biraz öyle.
Bazen insanı ayakta tutan şey, bir sonraki yıl değil, bir sonraki adımdır.
O adım bazen sabah yataktan kalkmaktır.
Bazen bir iş başvurusu göndermektir.
Bazen eşinle içilen bir bardak çaydır.
Bazen de sessiz bir sokakta atılan birkaç bin adımdır.
Küçük görünür.
Ama insan bazen küçük şeylerle hayatta kalır.
Bugün hâlâ bütün sorunlarım çözülmüş değil.
Yarın ne olacağını da bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Yolun tamamını görmek zorunda değilim.
Bugün bir adım atmam yeterli.
Çünkü bazen insanı ayakta tutan şey, büyük umutlar değil; vazgeçmemeyi seçtiği o küçük adımdır.

Yorumlar