Pazar Sabahı

Saatin bir önemi yok. Güneş uyanmış, ben henüz karar vermemişim. Ev sessiz. Sessizlikten korkmuyorum artık. Eskiden içini doldurmak isterdim, şimdi dinliyorum. Çay demleniyor. Kahvaltı hazırlanıyor ama kimseyi beklemiyor. Bugün gecikmek diye bir şey yok. Radyoda eski bir şarkı. Bir zamanlar çok şey hayal ettiğim yıllardan. Sesini kısmıyorum. Pazar çünkü… Kimse kimseyi uyandırmak zorunda değil. Tabaklar en sevdiklerimden. Kırılır mı diye bakmıyorum. Zaten bazı şeyler kırılmadan yerine oturmuyor. Telefon elimde. Aramak istediğim insanlar var. “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye değil. “İyi ki varsın” demek için. Sokağa çıkıyorum. Ayakkabılar ağır geliyor. Bir an durup çimlere basmak geliyor içimden. Yapıyorum. Otobüs şoförüyle göz göze geliyoruz. “Günaydın” diyorum. Gülümsüyor. Pazar sabahı böyle şeylere açık. Bugün kimseye güçlü görünmeyeceğim. Yoruldum numara yapmaktan. Hatalarımla kavga etmiyorum. Onlar da benimle bu yoldan geçti. Maskemi evde bıraktım. Lazım olur mu bilmiyorum. Ama bugün… kendim olmaya niyetliyim. Sevilir miyim böyle? Bilmiyorum. Ama başka türlü yaşayamıyorum artık.

Yorumlar