Bugünden Eksilen
Bir gün gelir, insan geleceği düşünmekten yorulur.
Çünkü gelecek, umut gibi anlatıldığı kadar masum değildir.
Çoğu zaman bir erteleme biçimidir;
bugünden kaçmanın kibar bir yolu.
“Sonra yaparım” dediğimiz her şey,
şimdiki zamandan gizlice alınmış küçük borçlardır.
Bir konuşma ertelenir,
bir yüzleşme bekletilir,
bir özür sessizliğe gömülür.
İnsan kendini ikna eder:
Şimdi değil… zamanı var.
Oysa zaman, sandığımız gibi birikmez.
Azalır.
Ve azaldıkça insanın içi kalabalıklaşır.
Yapılmamışlar, söylenmemişler, yarım bırakılmış cesaretler
birikir.
En çok da kendimize karşı borçlanırız.
Gençken cesur olmayı geleceğe bırakırız,
orta yaşta sakinliği,
yaş alırken affetmeyi…
Ve her seferinde,
“Bir gün” diye başlayan cümleler kurarız.
Ama o gün gelmez.
Sadece biz geliriz o güne.
Sonra bir sabah uyanır insan.
Her şey yerli yerindedir ama içi eksiktir.
Anlar ki asıl kayıp zaman değil,
o zamanda yaşanmayan hayattır.
Ve işte o an, kimse bir şey söylemez.
Çünkü bazı hesaplar yüksek sesle kapatılamaz.
“Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur;
faizi genellikle pişmanlıktır.”
— Ambrose Bierce
Yorumlar